ABD Başkanı Donald Trump, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan‘ın arabuluculuk çabalarına ilişkin açıklamalarına kendi sosyal medya hesabı Truth Social‘dan sert bir yanıt verdi. Pezeşkiyan’ın, “Bazı ülkeler arabuluculuk çabalarına başladı. Arabuluculuk, İran halkını hafife alan ve bu çatışmayı ateşleyenlere yönelik olmalıdır.” şeklindeki sözlerine karşılık veren Trump, Tahran yönetimiyle herhangi bir anlaşma için “kayıtsız şartsız teslimiyet” şartını koştu.
Trump’tan İran’a Net Mesaj: Teslimiyet Dışında Anlaşma Yok
Donald Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İran ile ilgili duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Trump, “İran ile, kayıtsız şartsız teslimiyet dışında hiçbir anlaşma olmayacak!” ifadelerini kullanarak, Ortadoğu‘daki gerilimi azaltmaya yönelik arabuluculuk ihtimallerini tamamen reddettiğini vurguladı.
İran’ın Geleceği ve Liderlik Vurgusu
Eski ABD Başkanı, açıklamasının devamında İran‘ın geleceğine dair vizyonunu da paylaştı. Trump, “Bundan sonra ve büyük, kabul edilebilir bir liderin/liderlerin seçilmesinin ardından; biz ve çok sayıda harika, son derece cesur müttefikimiz ve ortağımız, İran’ı yıkımın eşiğinden geri getirmek için yorulmadan çalışacağız. İran’ı ekonomik olarak her zamankinden daha büyük, daha iyi ve daha güçlü hâle getireceğiz. İran’ın harika bir geleceği olacak.” sözleriyle, yeni bir liderlik altında İran‘ın refaha kavuşabileceği mesajını verdi. Trump, açıklamasını kendi siyasi sloganına atıfla “İRAN’I YENİDEN BÜYÜK YAPIN (MIGA!).” diyerek sonlandırdı ve bu konuya gösterilen ilgi için teşekkür etti.
Pezeşkiyan’dan Arabuluculuk Çağrılarına Yeşil Işık Sinyali
Trump’ın bu sert çıkışından önce İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, arabuluculuk girişimlerine açık kapı bırakmıştı. Pezeşkiyan, “Bazı ülkeler arabuluculuk çabalarına başlamıştır. Açık konuşalım: Bölgede kalıcı barışa bağlıyız, ancak ülkemizin haysiyetini ve egemenliğini savunmaktan çekinmiyoruz. Arabuluculuk, İran halkını hafife alan ve bu çatışmayı ateşleyenlere yönelik olmalıdır.” açıklamasıyla, Ortadoğu‘da barış arayışlarına dair sinyaller vermişti. Bu sözler, uluslararası alanda arabuluculuk beklentilerini artırsa da, ABD‘den gelen bu son yanıt beklentileri değiştirdi.
